İletişim Formu

 
 Pratikler: Spor 

Hangi takımı tutuyorsun?
Which team do you support?

Basketbol maçı ne zaman?
When is the basketball match?

Maç, kaç kaç? ya da Skor ne?
What's the score?

Kim yeniyor?
Who is winning?

Buralarda bir yüzme havuzu var mı?
Is there a swimming pool around here?

Su derin mi?
Is the water deep?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Şikâyet Ve Rahatsızlıklar 

Başım dönüyor.
I feel dizzy.

Midem bulanıyor.
I feel sick.

Hareket edemiyorum.
I can't move.

Tansiyonum yüksek.
I have high blood pressure.

Arada sırada ağrıyor.
It hurts now and then.

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Acil 

Lütfen doktor - ambulans çağırın.
Please call a doctor - ambulance.

Bir kaza oldu.
There has been an accident.

Doktordan randevu alabilir miyim?
Can i have an appointment with the doctor?

Düştüm.
I've had fall.

Kendinde değil.
He is unconscious.

Kendimi kestim.
I've cut myself.

Bacağımı kırdım.
I've broken my leg.

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Mağaza / Alışveriş 

Erkek reyonu nerede?
Where is the men's department?

Deneyebilir miyim?
Can i try it on?

Benimle ilgilenir misiniz? (Bakar mısınız?)
Can you serve me?

Kızım için bir ceket istiyorum.
I want a jacket for my daughter.

Ölçümü alır mısınız?
Can you measure me?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Otel 

Boş odanız var mı?
Have you a vacant room?

Tek kişilik bir oda istiyorum.
I'd like a single room.

Bir gece için, çift kişilik bir oda istiyorum.
I'd like a double room for one night.

Bir gece için fiyat nedir?
How much is it for one night?

Herşey dahil mi?
Is everything included?

Daha büyük bir odanız var mı?
Have you a bigger room?

Rezzervasyonum var.
I have reservation.

Bir oda ayırtmıştım.
I have reserved a room.

Nicole adında bir oda ayırtmıştım.
I've booked a room in the name of Nicole.

Lütfen beni saat 06:00'da uyandırın.
Please call me at 6.00 o'clock.

Lokantanız var mı?
Do you have a restaurant?

Otel, kaçta kapanıyor?
What time doesthe hotel close?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Vedalaşmalar, Ayrılma 

Kendine iyi bak.
Take care of yourself.

Hoşçakal.
Bye. / Goodbye.

Sizi eve bırakayım.
Let me drive you home.

Sonra görüşürüz.
See you later.

Yakında görüşürüz.
See you soon.

Bu akşam görüşürüz.
See you tonight.

Pazar günü görüşürüz.
See you on Sunday.

Tekrar ne zaman görüşeceğiz?
When shall we meet again?

İyi yolculuklar.
Have a nice journey.

İyi tatiller.
Have a nice holiday.

Seni özleyeceğim.
I will miss you.

Geldiğiniz için teşekkürler.
Thank you for coming.

Yakında tekrar buyurun.
Come again soon.

Görüşmek üzere.
So long.

Yarın görüşebilir miyiz?
Can we meet tomorrow?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin

TEBRİK ve DİLEK

Bol şans!
Good luck!
 

Tebrikler!
Congratulations!


Mutlu yıllar!
Happy new year!

Doğum günün kutlu olsun!
Happy birthday!


En iyi dileklerimle!
With my best wishes!

İyi yolculuklar.
Have a nice journey.



Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Özür Dilemek, Hata Bildirmek 

Üzgünüm.
I'm sorry.

Benim hatam.
My mistake.

Nasıl? / Ne dediniz? / Pardon.
Pardon.

Afedersiniz, anlayamadım (Resmî dilde kullanılır).
I beg your pardon.

Üzgünüm, bir daha tekrarlanmayacak (olmayacak).
Sorry. It won't happen again.

Pardon.
Pardon ya da Excuse me.

Efendim? (Ne dedediniz, anlamadım, anlamında)
I beg your pardon?

Aldırma ya da Boş ver.
Never mind.

Umarım sizi rahatsız etmiyorum.
I hope I'm not disturbing you.

Sizi kırmak istememiştim.
I didn't mean to hurt you.

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: İstekte Bulunmak, Rica Etmek 

Fax çekebilir miyim?
May i send a fax?

Bana bir bilet verebilir misiniz lütfen?
Can you give me a ticket, please?

Nicole'e sevgilerimi iletin.
Give my love to Nicole.

Nicolas'a saygılarımı iletin.
Give my regarts to Nicolas.

Afedersiniz / Müsaade eder misiniz?
Excuse me! ya da Excuse me?

Çantayı uzatabilir misiniz?
Can you pass the bag, please?

Ne istersiniz?
What do you want?

Ne arzu edersiniz?
What would you like?

Su ister misiniz?
Do you want water?

Telefonunuzu kullanabilir miyim?
May i use your phone?

Mobil telefonunuzu kullanabilir miyim?
May i use your mobile phone?

Ne arzu ederdiniz?
What would you like?

Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?
Could you do me a favour?

Bana yolu gösterin.
Please show me the way.

Bir bardak bira rica edecektim.
I would like a glass of beer.

Size bir soru sorabilir miyim?
Can i ask you a question?

Oturun lütfen.
Sit down please.

Tuzu uzatır mısınız lütfen?
Can you pass the salt please?

Lütfen bana yolu gösterin.
Please show me the way.

Bu formu doldurur musunuz?
Could you fill in this form?

Bir şişe kırmızı şarap istiyorum.
I want a bottle of red wine.

Hiçbir şey istemiyorum.
I don't want anything.

Sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim.
I'm sorry to trouble you.

Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?
Could you do me a favour?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Teşekkür Etmek 

Israrla teşekkür etmek (Çok çok sağol gibi)
Thank you very much.

Bir şey değil.
Not at all (İngiliz İngilizcesi) ya da You're welcome (Amerikan İngilizcesi).

Önemli değil.
That's all right.

Önemi yok.
It doesn't matter.

Rica ederim.
That's all right.

Sorun değil.
No problem.

Yardımın için sağol.
Thank you for your help.

Her şey için teşekkürler.
Thanks for everythink.

Çok naziksiniz.
It's very kind of you.

Teşekkür ederim, çok naziksiniz (Yardım ve benzer konular karşılığında).
Thank you, it's very kind of you to help.

Yardımınız için teşekkürler.
Thank you for your help.

Estağfurullah.
Don't mention it.

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Yolculuk 

Daha ne kadar gideceğiz?
How much furter have wee to go?

Burada, ne kadar daha duracağız?
How long will we stop here?

Aktarma yapacak mıyız?
Do we have to change?

Buradan "X" yerine ne kadar zamanda gidilir?
How long will it take from here to "X"?

Affedersiniz, bu yer boş mu?
Excuse me, is this seat free?

İneceğim zaman lütfen bana bildirir misiniz?
Will you please tell me when to get off?

Borcum ne kadar?
How much do I owe you?

Yarım saatlik bir gecikmemiz var.
We are half an hour late.

Afedersiniz, burası benim yerim.
Excuse me, this seat is mine.

Hiç boş yer yok.
There is no free seat left.

Afedersiniz, pencereyi açabilir miyim?
Excuse me, may I open the window?

Şu pencereyi biraz açalım mı?
Shall we open that window a bit?

Bir bavul eksik.
There is a bag missing.

Bunlar benim eşyalarım değil.
This isn't my luggage.

Lütfen bavulu alın.
Take the suitcase please.

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Tren Yolculuğu 

Bilet gişesi nerede?
Where is the ticket office?

"X" 'e bir tane 2. mevkî gidiş lütfen.
A second class single to "X", please.

2. mevki vagonlar nerede?
Where are the second class cars?

"X" 2e bir gidiş ve geliş bileti lütfen.
A return ticket to "X", please.

Burası hangi istasyon?
Which station is this?

İstasyona gitmek istiyorum.
I want to go to the train station.

"X" treni, hangi perondan kalkıyor?
What platform does the train to "X" leave from?

Mexico'ya bundan sonraki tren, ne zaman (kalkıyor)?
When is the next train to Mexico?

Önümüzdeki istasyonda iniyorum.
I will get off at the next station.

Trende yemekli vagon var mı?
Is there a dining car  on the train?

Bagajımı emanete götürün.
Take my luggage to the left luggage.

NewYork için ne zaman tren var?
What time is it the train to NewYork City?

"X" yerinden geşecek tren, ne zaman perona girecek?
What platform does the train from "X" arrive at?

"X"'den gelecek trenin rötarı var mı?
Is the train from Bristol late?

Aktarma yapacak mıyız?
Do we have to change?

Bu bilet ne zaman için geçerlidir?
How long is the ticket valid?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Otomobil Yolculuğu 

Arabayı, nereye park edebilirim?
Where can i park the car?

Lastiğimiz patladı.
We've got a puncture.

X litre normal benzin lütfen.
X litres of the usual petrol, please.

Bir sonraki benzin istasyonu nerede?
Where's the next petrol station?

Burada benzin istasyonu nerededir?
Where is there a petrol station?

Lütfen arabamı yıkayın.
Please wash my car.
Aküyü doldurun.
Charge the battery.

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin
 Pratikler: Gemi Yolculuğu 

2 numaralı kamarayı arıyorum.
I am looking for number 2 cabin.

Kaptan ile konuşmak istiyorum.
I want to speak to the captain.

Benim için kamarotu çağırır mısın?
Will you fetch the steward for me?

Deniz tuttu.
I have been seasick.

Deniz tutması için ilacınız var mı?
Have you something for seasickness?

Görüşler

Yayıncı

Kadircan Erşahin